Renkli Halkalar

renkli_halkalarBu halkalar ile neler yapabiliriz?

Çubuktan halkaları çıkarabiliriz.

Çubuğa halkaları takabiliriz.

Çubuk zemine takıldığı için döndürerek çıkarma ve tekrar takma çalışabiliriz.

Halkalardan birini gözümüzün önüne getirerek delikten bakıp göz teması kurabiliriz.

Halkalardan biriyle yüzümüzü kapatarak cee oyunu oynayabiliriz.

Halkaları bileğimize takarak bilezik yapmayı deneyebiliriz-ki bir kısmı küçük gelecektir

Halkaları başımıza koyarak simitçilik oynayabiliriz.

Çubuğa takmadan üst üste koyup kule misali devirebiliriz.

Çubuğa halkaları sırasına uygun takmayı deneyebilir, büyüklüklerini fark etmeye yönelik oyunlar geliştirebiliriz.

Büyük ve küçüğü ayırdetmek ya da isimlendirmek için kullanabiliriz.

Renkleri ayırdetmek ya da isimlendirmek için kullanabiliriz.

Saymak için kullanabiliriz.

Peki ya başka?

Psikolog
Songül SABIRSIZ

Share

Oyun Hamuru

Oyun hamuru hem taklit hem de motor gelişimi desteklemek için çok elverişli bir malzeme olmasının yanı sıra yaratıcılığı da kışkırtıcı bir yanı var.

Kıvamından dolayı dokunmaktan kaçınan çocuklarımız olabileceği gibi dokunmaktan çok keyif alan çocuklarımız da olabilir.  Yine kokusu nedeniyle sık sık hamur koklama ile de karşılaşabiliriz. Gene tada dair farklılıklar taşıyan çocuklarımızın hamuru yemesi de çoğu kez sık rastladığımız bir probleme dönüşür.

Bunlara dair farklı çözüm yolları denenebilir. Ama bu ayrı bir yazının konusu olsun.  Burada düşünelim ki hamuru uygun kullanmak için her türlü koşula sahibiz.  işte bu noktada hamur pek çok çalışmanın ana malzemesine dönüşebilir.

oyunhamuru

Gelelim bir oyun hamuru ile yapabileceklerimize.

Hamuru yukarıdan aşağıya yuvarlayarak şekil vermek yani bir yılan yapmak en kolayı.

Eğer yapabileceğimiz tek şekil yılansa;

yilanYılanı yukarı kaldırıp bir de eşlik eden bir şarkı uydurarak –ki bu şarkı birtakım hece tekrarları bile olabilir- sallayarak yakalamaca oynamak dikkat çekici olabilir. Görsel takibi sağlayan bu oyunda yılanı bazen düşürüp bazen çocuğumuzun yakalamasına izin vererek etkileşimi yaratabiliriz. “Lay lay laylalalay hooop düştüüü!” Lay lay laylalalay hooop, yakaladı” gibi.
Yılanla korkutma ya da yılanla gıdıklama oyunu da etkileşim için fena değildir. Burada sizin üstünüze doğru kendi yılanını süren bir çocukla karşı karşıyaysanız yani bu noktaya gelebildiyseniz sizin korktuğunuza dair çıkardığınız sesler kahkaha yaratabilir.

Yılana kürdanlar batırarak dikenli bir yaratık da elde edebilirsiniz.
Bir sürü yılan yapıp spagetti partisi verebilirsiniz.
Yılanın uçlarını birleştirerek simit haline getirebilirsiniz. Simide kalem ya da ona benzer bir şeyle noktalar koyup susamlar ekleyebilirsiniz.

Şeker ya da börek olarak adlandırabileceğiniz sarmallar ya da sarmaldan salyangoz yapmanız da mümkün…bir kürdan da şeker sapı olmak gibi pek çok anda yardımınıza koşabilir.

Özellikle sembollere ilgisi olan çocuklarımızla yılanlar yapıp +, X gibi semboller ya da A, T, E gibi harfler de oluşturabilirsiniz.

Elimizi dairesel hareket ettirerek hamurdan toplar yapabiliriz. Bu sırada hızlı yuvarlama ya da yavaşlama ve hızınıza uygun bir ses -ben çoğu kez miksermişcesine bir ses çıkarmayı deniyorum-çoğu çocuğun daha çok ilgisini çekiyor.

toplarHamurdan toplar yapabilirsek;
Hamurdan topları gerçek bir topmuşçasına atıp tutmak ya da parmağımızla iterek gol atmak oyunumuz olabilir.
Yaptığımız topların üstüne bastırmak, üstüne bastırıp düzleştirdiğimiz hamur parçalarını üst üste koyup pasta yapmak bir doğum günü partisi kutlamaya kadar gidebilir –ki bu arada mum üfleme de çalışabiliriz.

Bu doğum günü partisi “İyi ki doğdun” şarkısıyla alkışlandıktan sonra sona erdiği gibi tabak-kaşık-bardak gibi malzemelerin hatta bebeklerin, oyuncak hayvanların eklenmesiyle kalabalık bir partiye de dönüşebilir. Bulaşıklarını bile yıkadığınız bir partiye kadar da uzatılabilir.

Hamurdan yaptığınız topları ard arda ekleyerek tırtıl yapabilirsiniz.
Dağınık şekilde ekleyip üzüm salkımı ortaya çıkarabilirsiniz.

Hem yılan hem de top yaparak oluşturabileceğiniz pek çok figür olabilir.
Ağaç, kaşık , uçak, araba,gözlük,şemsiye, kardan adam, penguen gibi biraz da sizin yeteneğinize kalmış basitten karmaşığa figürler oluşturabilirsiniz.

Bir de hamur kalıpları var. Kalıp çıkarma becerisini kazandırmak yanında kalıplar hamurdan daha eğlenceli figürler yapmanıza olanak tanır.

Hamur makineleri de mevcut ama beraber yaptığımız figürler bana çok daha geliştirici geliyor. Belki hamura ısınma aşamalarında makineler daha etkili olabilir 🙂
Gerçi bazı makineler çok çekici ama.

Yine şunu da belirtmek gerekiyor sanırım; hamurdan figür yaparken gerçek nesneleri model almak mümkün olduğu gibi figürlerin çizimlerini de kullanmak kolaylaştırıcı olacaktır. Özellikle bazı çocuklarımızda çizimin üstüne hamurdan yaptığı parçaları koyarak figürü oluşturmak kolaylaştırmak adına bir aşama olarak kullanılabilir. Ya da yapacağı hareketlerin sırasını belirlemek için de numaralandırılmış çizimler çok daha anlaşılır hale getirmektedir. Örneğin; bir gözlük yapmayı hedeflemişseniz önce aynen hamurdan oluşacağı büyüklükte ve şekilde bir çizim oluşturabilirsiniz. Ardından da beş parçalı bir gözlük için ilk yapacağı parçanın yanına 1; ikincisinin yanına 2 ..vb. yazarak nasıl ilerleyeceğini daha açık hale getirebilirsiniz.

Hamur söz konusu olunca söylenebilecek pek çok şey var. Benim söylediklerim sadece bir giriş oldu. Yeni fikirleri duymak çok güzel olacak.

Psikolog
Songül SABIRSIZ

Share

Bowling

Bowling oyunu temelde motor gelişimi destekleyici bir oyun olsa da ben onu en çok dil gelişimini ve sosyal gelişimi desteklemek için pek çok fırsat sunduğu için seviyorum.
Hedefe yönelik top yuvarlamayı gerçekleştirerek şişelerin devrilmesi sağlandığında ortaya çıkan sevinç nidalarını paylaşmak da çok keyifli. Kollarınızı yukarı kaldırarak oleyyy diye bağırmanız bile pek çok çocuk için kahkaha attırıcı.

“bacaklarını aç” ve “geri geri git” yönergelerini öğrenmek için bowling oyunu iyi bir fırsat. Çocuğumuzun bacaklarını yanlara doğru açması topu daha kolay yuvarlaması için uygun bir konum sağlayacaktır. Karşısında durduğumuzu varsayarsak bacaklarını aç dedikten sonra kendi bacaklarımızı açarak oturmamız model teşkil ederek taklit etmesini sağlayabilir. Ama çoğu kez bir çok kez bu konumu sağlamak için sizin ellerinize de ihtiyaç duyabilir.

Ayrıca pek çok çocuk topu yuvarladıktan sonra şişelere doğru yaklaşmayı huy edinmiştir:) çoğu kez de top tüm şişelerin devrilmesine yetmediyse kalanları eliyle devirmek istemektedir. Bu yüzden geri geri git yönergesiyle eski konumunu sağlamak uygun olacaktır. Bu sırada pek çok çocuk için yönergeden kastedilenin ne olduğunu anlaması için başlangıçta fiziksel destek sağlamak gerekmektedir-ki bu da oyun içinde oyuna dönüştürülebilir. Geriye doğru çekme oyunu ve bu sırada eşlik eden eğlenceli bir ses pek çok çocuk için eğlence anlamı taşır. Bazen tek bu nedenle istenileni anlamaya başladığı halde gelip sizin çekmenizi bekleyen küçük keyif insancıkları bile oluşabilir.

bowling1

Şişeleri dizerken hedefleyebileceğimiz dil ifadeleri değişebilir. Bunu belirleyecek olan kuşkusuz kiminle oynadığımız. Bazen şişelerin renklerini söylemek bazen şişeleri sayarak koymak bazen doingg doingg gibi bir sesle şişeleri uçurarak yere kondurmanız ilgi çekici olabilir. Bazen de hangi şişeyi önce koyacağınızı oyun arkadaşınız belirleyebilir. Şişelerinizin özelliğine göre hangi renkte olanı hangi boyutta olanı. Vb. Koymanızı istediğini sorabilirsiniz.

Ya da şişeleri koyarken renklerini söylemesini, saymasını isteyebilirsiniz.

Yine bowling oynarken seçim yapma olanağı da sunabilirsiniz. Hangi renk topla oynamak istiyorsun? Yeşil top mu sarı top mu? Hangi topla oynamak istiyorsun? Büyük top mu yoksa küçük top mu? Gibi her çocuk uygun olan hedefe yönelik ifadelere teşvik edilebilir.

Topu yuvarlayıp zafer yakalandığında ise yine ne oldu sorusuna yanıt verme (“ düştü”yü öğrenmek için çok güzel bir yerdir), düşen şişelerin renklerini söylemek , kaç şişe düştüğünü saymak, kaç şişe kaldığını saymak, hiç şişe kalmadığını “sıfır”ı kavratmak gibi pek çok son oluşturulabilir. Bu arada şişeler düşmediğinde el işaretleriyle birleşen sesler de çoğu kez oyun arkadaşlarımıza çok komik gelmektedir. Aynı şekilde sıfır sözcüğü ile beraber gelen hiç yok jestleri de ilgi çekici olabilmektedir.

En güzel anlardan biri de yayayaşaşaşa zamanları. Yayayaşaşaşa nidalarıyla tüm şişeler devrildiğinde oyunun devamını istemek için de tam zamanıdır. Bir daha oynayalım mı sorusu işte tam burada gelir. Bazen öyle keyiflidir ki tekrar tekrar düşürmek; şişeleri dizmekten bitap düşebilirsiniz. Hımm bir de özellikle nesnelerin isimlerini yeni öğretmeye , adını duyduğunda etrafında bu nesneyi aramaya yeni başlayan çocuklar için topu biraz rasgele geri yollayıp top nerede? Diyerek aramasını sağlamak da mümkündür.

Oyunun sonunda da şişeleri sepete toplamak gene beraber gerçekleştirdiğimiz bir son olmalı.

İki kişi bowling oynamaktan sıkıldaysanız artık oyuncu sayısını artırarak sırayı bekleme, sıranın kimde olduğunu işaret etme ya da söyleme zamanı –ki sıra beklemek hiç de kolay değil.

Bir de son dönemde ışıklı-sesli ya da şişelerinin içinde küçük toplar olan bowling setleri de var. Ki onlar hem bazen daha dikkat çekici hem de yeni ifadelere kapı açmamızı sağlıyorlar.
Ben bowling oynarken çok eğleniyorum. Bazen hiç düşünmediğim biçimler ortaya çıkıyor bu daha da eğlenceli hale getiriyor oyunu. Şimdi sıra sizde:)

not: şişe sözcüğünü kullanmanın çocuklar için daha iyi olduğunu sanıyorum. Ama özellikle melodik seslere ilgisi olan çocuklar için kuka ya da labud demek daha uygun olabilir.

Psikolog
Songül SABIRSIZ

Share

Resimlerle Duyguların Öğretimi Programı

 

songul_makale

Yard. Doç. Dr. Alev GİRLİ ve Psikolog Songül SABIRSIZ tarafından yazılan ve  Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi’nde yayımlanan Otizm Tanılı Çocuklara Uygulanan “Resimlerle Duyguların Öğretimi Programı”nın Etkililiğinin İncelenmesi  konulu makaleyi aşağıdaki ikona tıklayarak PDF formatında indirebilirsiniz.


pdf

Share

Dünya Psikoloji Kongresi

31. kez düzenlenecek olan  Uluslararası Psikoloji Kongresi bu yıl Japonya’da yapılacak.
24 -29 Temmuz 2016 tarihleri arasında Yokohama’da düzenlenecek olan kongre ile ilgili detaylı bilgilere BURADAN ulaşabilirsiniz.
psiko_kongre

Share

Udemko 2016

udemko1Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü ve Türkiye Erken Çocuklukta Müdahale Derneği’nin (EÇOMDER)  Ulusal Disiplinerarası Erken Çocuklukta Müdahale Kongresi’ni (UDEMKO2016)  3. kez düzenliyor.

UDEMKO2016’nın ana teması “Bilimsel Bilgiyi Uygulamaya Yansıtma” iken, kongre 31 Mart-3 Nisan 2016 tarihinde Eskişehir Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi’nde gerçekleştirilecektir. Türkiye’nin dört bir tarafından Erken Çocuklukta Müdahale alanında uzmanlar,araştırmacılar, uygulamacılar, aileler, öğrenciler, politikacılar kongreye davetlidir.

Gelişimsel geriliği/yetersizliği olan ya da risk altındaki küçük çocuklar ve aileleri hakkındaki en güncel ve bilimsel bilgiler, kongrede Erken Çocuklukta Müdahale alanında uluslararası ve ulusal alanda tanınan uzmanların yer alacağı davetli konuşmalar, çalıştaylar, seminerler ve poster bildiriler ile katılımcılar ile paylaşılacaktır.

Kongrenin dili Türkçe iken ABD’den davetli konuşmacılar sırasında spontane çeviri hizmeti sunulacaktır.

Kongredeki bildirilerini makaleye dönüştürmek isteyen katılımcıların yayınları hakem süecini başarı ile tamamladığında ULUSLARARASI ERKEN ÇOCUKLUKTA ÖZEL EĞİTİM DERGİSİ (INT-JECSE; www.int-jecse.net) KONGRE ÖZEL SAYISIʼnda 2017’de yayınlanacaktır.

 

Ayrıntılı bilgi için : http://www.udemko2016.org/

Share

19. Ulusal Psikoloji Kongresi

kongrepsiko1

Gediz Üniversitesi Psikoloji Bölümü ev sahipliği yapacağı “Barış ve Psikoloji” temalı 19. Ulusal Psikoloji Kongre’si 6-9 Eylül 2016 tarihleri arasında İzmir’de gerçekleştirilecek.
Kongreye yurtiçi ve yurtdışından konusunda uzman değerli bilim insanları konuşmacı olarak davet edildiğini belirten düzenleme kurulu  zengin bir bilimsel içeriğe sahip bir program hedeflediklerini belirtiyor.

Panel, sözel bildiri, poster sunumu ve çalışma grubu öneriler gönderimi için son başvuru tarihi 15.03.2016 şeklindedir.

Kongre kayıt takvimi ve koşullarına, konaklama seçenekleri ve kongre programı ile ilgili diğer bilgilere ilişkin bilgilere BURADAN ulaşabilirsiniz.

Share

Erken Çocukluk Eğitimi Kongresi

 

erkenkongre1

Eğitimde erken çocukluk dönemi temel becerilerin kazanıldığı, yoğun öğrenme faaliyetlerinin yaşandığı, kültürel norm ve kişiliğin teşekkül ettiği, değerlerin filizlendiği hassas bir süreçtir.

İstanbul Gönüllü Eğitimciler Derneği [İGEDER], eğitim basamağındaki bu ilk ve en önemli dönemi insanî, millî ve özgün model arayışları çerçevesinde yeniden değerlendirebilmek amacıyla “Uluslararası Erken Çocukluk Eğitimi Kongresi” düzenlemeyi planlamaktadır.

18 – 20 Mart 2016’da Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenecek olan Uluslararası Erken Çocukluk Eğitimi Kongresi’nde Milli Eğitim Bakanlığı, İstanbul Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Hasan Kalyoncu Üniversitesi destekleyen ve paydaş kuruluşlar olarak yer almaktadırlar.

Ayrıca sunulacak tebliğler kitap olarak basılacak ve Kongre süresince erken çocukluk dönemini konu alan mini bir kitap fuarı tertip edilecektir.

Ayrıntılı bilgi için  : http://www.erkencocuklukkongresi.org/

 

Share