mektup

Eğer bir çocukla beraberseniz sizi pek çok kez gülümseten, sizin de başınızdan geçen ama unuttuğunuz şeyleri hatırlarsınız.

Hele ki özel bir çocukla birlikteyseniz çoğu kez nasıl olduğunu bile fark etmediğimiz pek çok şeyin ne kadar değerli olduğunu, kaç aşamadan geçip de kazanıma dönüştüğünü deneyimlersiniz. Bu bizim motivasyonumuzdur.Bir de heyecanını bizimle paylaşan ailelerimizden duyduklarımız. Çizilen bir resim, güzel bir anı anlatmak için telefon açmaları,”Sen de burda olsaydın çok mutlu olurdun” demeleri.

Bizi de unutmayıp o büyük kalplerinden bize güzel sözlerini ilettiklerinde de çok mutlu oluyoruz. Bizim için her düşünceleri, duyguları çok değerli ve bize güç katıyor.

Ailelerimizden bize ulaşan her bir sözcük için çok ama çok teşekkür ediyoruz.


SİZLERDEN GELENLER

Dün gibi hatırlıyorum Songül hanımla tanıştığımız günü, her anını saniyesi saniyesine.

Yaklaşık bir buçuk yıl sürdü serüvenimiz, hemen her ailedeki gibi merakla korkuyla dolu günlerdi.

Sadece görüşmeye gitmiştik Songül hanımla bir cumartesi öğleden sonrası, evimiz merkeze çok uzak olduğundan eğitime asla orada başlayamayız diye düşünüyordum, biz Avrupa yakasında merkez ise Asya yakasında idi. En küçük detayları bile atlamadan sordu Songül hanım taa hamileliğimden başlayıp o güne kadar olan her şeyi.

Günün sonunda Songül Hanım özel eğitim için kendinize daha yakın bir yer bulmanız çocuğunuz için daha az yorucu olur fakat gelişim testini ben yapmayı çok isterim dedi. Testi yaptırdık, sonrasında bize öyle bir güven duygusu aşıladı ki başka bir yeri içimize sindiremedik. Bize yorucu olacağını söylese de biz denemekte kararlıydık. Doğru yerde olduğumuzdan o kadar emindik ki eğitime başladık. Songül Hanım bu süre zarfında çocuğumuzu ilmek ilmek işledi ve bize en doğru yolu çizdi. Çok şükür ki bugünlere getirdi.

Songül hanımı kendimce ve birkaç cümleyle özetleyecek olursam;

Güven veren, bilgili, prensipli, profesyonel ve çocukları gerçekten seven biri.

Beni etkileyen bir konuda saçlarını beyazları olmasına rağmen çok uzun bir süre boyatmadan uzatıp (saçların boyasız ve belli bir uzunluğa erişmiş olması gerek) kemoterapi gören hastalara peruk yapılması için bağışlayan biri. O gerçekten iyi biri.

Terapimizin son birkaç ayında Songül Hanım çocuğunuzun artık bana ihtiyacı yok deyip Banu hanımla da bir süre çalışmamızın iyi olacağını söyledi. Banu hanımla oyun terapisine başladık. Bize çocuğumuzla ilgili fark ettirdiklerini o söylemenden asla fark edemeyeceğimizi anladık.

Banu hanımda tıpkı Songül Hanım gibi ilmek ilmek işleyerek bize ve çocuğumuza büyük bir destek verdi. Kısacası Songül Hanım için yazdıklarım Banu Hanım için de geçerli, ikisi de küçücük bir çocuğa hayatı öğretirken nasıl davranacakları konusunda çok uzmanlar.

Çiğdem hanımın güler yüzüyle karşılanmak ve yıldız hanımın lezzetli çay ve kahvelerini içmekte çocuğumuzu beklerken ayrıca bir mutluluk sebebi.

Çok zor zamanlar geçirdik ama emeklerimize değdi, Allah kimseyi evladıyla sınamasın derler ya çok doğru, üzüntünün tarifsiz hali. Biz şanssızlar arasında şanslılardan olduk, mezun olduk.
Allah tüm anne babalara yardım etsin
Büyümek Gelişim ve Destek ekibine sonsuz teşekkürler, sizi seviyorum.

P.B Annesi  – 6 Ekim 2017

 


BİR DEĞİŞİM HİKAYESİ

Görmüyormuşum, gittiğim yönden başka bir tarafı, hiç bakmamışım sağa-sola. Hissetmiyormuşum, yanağımda elimin sıcaklığını, elimde yanağımın yumuşaklığını. Tahammülüm yokmuş üşümeye, terlemeye,küçük bir çocuğun ağlama sesine bile… Duyuyor ama anlamıyormuşum, nefesim dolmuyormuş boğazımdan daha aşağılara, Bir saniye duramıyormuşum yerimde,bir saniye sonra yapmam gerekenleri düşünmekten. Her gün aynı yerde, aynı sözler çıkıyormuş ağzımdan, ezbermiş sohbetlerim. Yemek yememle, arabama benzin almam arasında bir fark yokmuş, durdurmuşum metebolizmamı…

Sorsanız bana ; mutluymuşum, her şey planladığım gibiymiş…. Çok da, boşta kalırsam, bir sigara koyuyormuşum ağzıma . Kesmişim öz bilincimin sesini… Kendim, öfke ve kaygı biriktirirken, modern hayat denilen düzenekte, başkalarında, hepsini tastamam görmeyi istemişim, meğer cahilmişim.

Ama o kadar şanslı bir insanım ki ben. Minik öğretmenim dünyaya geldi, parlak ışıklarıyla O, tüm bunları öğretmenin yolunu, bana ayna olmakla buldu. Ve ben ona, baktığımda gördüm ki ; meğer, benim ruhummuş çırpınan…

Şimdi, ikimiz birlikte değişiyoruz. Ben iyileşiyorum, O büyüyor.

Songül Hanımın bu hikayedeki yeri nedir? diye sorarsanız ;
Bu değişimi yaşarken, -emin ellerde olmak gibi- bir nimettir Songül, güvendir yani,
Oğlumun gözlerindeki ışıltıdır, ilk öpücüğünü verdiği insandır, Yani sevgidir,
Benim, gerçekle aramda bir köprüdür, fark etmektir yani kabullenmektir
Oğlumun dünya ile arasında bir köprüdür, sabırdır yani anlayıştır
Otizmi sevmektir Songül, yani umuttur.

H.Ç – 18/11/2015

 


Hep özlemle kulaklarını cinlattigimiz melegimiz Songül öğretmenimiz. Çocuklarımızı bizden daha iyi tanır , onlara ufacık bir beceriyi öğretmek için şekilden şekile rahatlıkla girer.

Otizm deyince bilgisinden asla şüphe duymayacağımız emek verirken sonsuz uğraşacağını bildiğimiz nadir eğitimcilerimizin her zaman başında olmuştur. Halen çok anar, telefonla da olsa bilgisine başvururuz.

Iyi ki seni tanıdım. Şu an yanımızda olmadığın için çok şansızız.

Yeterince kelimelere dökemesekte çok çok kıymetlisin.

K.nın Annesi


Her aile gibi başlamıştı serüvenimiz, çaresiz, umutsuz ve şaşkın bir halde, ordan oraya oğlumuz için en iyi oğretmeni ve kurumu ararken karşılaştık Songül ögretmenimizle! Tanıyınca oğretmenliğin ne demek olduğunu bize de oğreten, tüm çocukları aynı sevgiyle kucaklayan ve dünyada hala iyi insanlar olduğunu hatırlatan ender kişidir. Izmir’den istanbul’a gideceğini öğrendiğimde, üzüntümün dışında, orada ihtiyacı olan başka çocuklara da ulaşabileceği için çok sevindim. Iyi ki tanımışım, aslında eskiden meleklere hiç inanmazdım, şimdi oğrendim ki, kocaman yürekleri varmış , sadece kanatları yokmuş!

B.nin Annesi


1,5 yıllık uğraşlar ve en iyiyi arama çabaları sonucunda, bir akşam çok dolaylı olarak bir ışık çıktı yolumuza. Hayatımızı böylesine değiştireceğini, umutlarımızı tazeleyeceğini ve hep yolumuzu aydınlatacağını tahmin bile etmemiştik aslında. Ama nedense daha hiç görüşmeden,biraraya gelmeden sadece telefon iletişimiyle bile ben öyle inandım, öyle güvendim ki bizim için doğru insan olduğuna. Bizim karanlık yolumuzu aydınlatan yıldızımız oldu Songül… Tam bir yıl oldu aynı yolda yürüyeli. Sonra Ayşem’imiz girdi hayatımıza ve 9 aydır da kızımızla terapilere devam ediyoruz. Geriye dönüp baktığımızda aldığımız yol muhteşem. Keşke, keşke hayat daha önce karşımıza çıkarsaydı da biz daha güzel adımlar atmış olsaydık dediğimiz çok, ama bundan sonra çok çok daha güzel olacağını biliyoruz, artık içimiz çok rahat ve huzurlu.
İYİ Kİ VARSIN SONGÜL VE SEVGİLİ BÜYÜMEK AİLEMİZ. HEP VAR OLUN. BİZ SİZLERLE ÇOK DAHA GÜÇLÜ, ÇOK DAHA UMUTLU VE MUTLUYUZ. SİZLERİ ÇOK SEVİYORUZ…

İ.nin Annesi


Songül hanımcım senin hakkında birşeyler yazmak bana heyecan ve onur verdi yazıcaklarım tümüyle kalbimin sesi. Seninle yollarımız 2009 buluştu iyi ki karşılaşmışız. Songül hanımcım, en zorlu dönemimde seni tanıdım sen bana öyle bir enerji verdin ki yoluma çıktığım için çok şanslıyım. Efem ile aynı günde doğmuş olmanızda ne mutlu Benim Songül hanımcım çok şefkatli iyi kalpli , Efeye dokunuşundan bakışında belli Efeye dokundukça Efe büyüdü bir daha büyüdü ve gelişti ama senin gibi dokunan olmadı olamadı hep teyet geçtiler. Sen uzakta bile olsan hala dokunuyorsun okşuyorsun Efemizi. Benim ve bizim için sen bir idolsün, arkadaşsın, hocasın,dostsun. Çağdaş Işıķ’tan ayrıldiğınızı duyduğumda eve kadar ağlamıştım tıpkı çocuk gibi senden ayrıldım sanıp, imdadıma Sakine yetişti ve müjdeli haberi verdi SONGUL Bornova’da diye bu arada Sakine’yi de bana sen kazandırdın ben böyle bir dostum olduğu için çok şanslıyım Arzu’yu da çok seviyorum seninle başlayan yolculuğumda çok dost arkadaş edindim. Sevgili Songül hanımcım biz küçüle küçüle büyüyelim böyle daha büyük daha insanız ve kocaman bir aileyiz ben bu ailemizi seviyorum Songül SABIRSIZ hocam sevgiler..

E.nin Annesi


Songül Sabırsız..Seni çok seviyorum..Seni tanıdığım için kendimi çok şanslı hissediyorum.Sen sevgi dolu, pamuk kalpli bir insansın.. Seni tanıdıkça daha çok sevdim..Seni görünce hatta düşününce içim sıcacık oluyor ve özlemle doluyor.. Sen konuşurken insanın gözlerinin içine bakıyorsun o göz teması karşındaki kişiye neler veriyor biliyormusun.. Sevgi, şefkat, güven veriyor.. Songül sen benim aile hayatımda, da hep yanımızda oldun..Seninle unutamıyacağım pek çok anım var ama bir tanesi varki.. Ben onu hatırlayınca gözlerim yaşlarla doluyor, çok duygulanıyorum. Kızım ile oğlum  ile Samsun’a gitmişti. Ben E.ile  kalmıştım beni telefonla aramış, yardıma ihtiyacımın olup olmadığını sormuş, hemen gelebileceğini söylemiştin.. Hatırladın mı? E.yi avutabilmem için bana güç ve güven vermiştin.. Songül’üm sen benim evladım gibisin. Sanki seni bir sure kaybetmişim de sonra bulmuşum gibi.. Benim bir BEBEĞİM vardı. Seninle birde MELEĞİM oldu yani iki kızım oldu.. Seni çocuklar, aileler, anneanneler, babaanneler de çok seviyor ve Sevgini şefkatini, özverini taktir ediyorlar. Canım kızım ben de hayat yolunda sağlık, mutluluk, huzur, başarı, refah diliyorum.. Diliyorum, ki hayat, hayatının her safhasında sana pamuk kalbin gibi yumuşacık davransın. Kolaylıklar, mutluluklar, en iyi dilekler seninle olsun CANIM SONGÜL’üm her şey gönlünce olsun. Hepinizi çok öpüyorum Allah’a emanet olun. Seni seviyoruuuuuuuuuum…

E.nin  Anneannesi


Merhaba,

11 yaşında otizmli bir çocuğun annesiyim. Songül hanım ile oğlum 2 yaşında iken tanıştım. O zamanlarda yıkılmış, karşılaştığımız bu durum ile ne yapacağını bilemeyen, çaresiz, çocuğumu başkalarına emanet etmeye korkan bir anneydim. Songül hanımın bağlı olduğu kurum, eğitim için görüşmeye gittiğim ilk kurumdu. Songül hanım ile görüşmemden sonra son kurum oldu. Çok kötü duygularla gittiğim okulda Songül hanım ile konuşmaya başladığım anda kötü duygularımın yerini rahatlama aldı. Konuya hakim yaklaşımı, benim anlayabileceğim dilde net açıklamaları hatta ses tonu o an ihtiyacım olan tek şeymiş. Çünkü birçok testler ve aşamalardan geçerek geldiğimiz o an da, hatta nasıl bir okul seçeceğimi dahi bilemezken Songül hanım ile yapmış olduğumuz o sohbet, sanki bana gidilebileceğin doğru yolu göstermişti. Hep kendi duygularımdan bahsediyorum evet oğlumun otizm teşhisi konusu çok daha önemli, ama inanın sağlıklı bir kafaya ve ne yapacağını bilen bir ebeveyn olmak bu yolculuğun başındaki en önemli şey. İşte Songül hanım önce beni kendime getirdi. Daha sonrada zamanla oğlumu nasıl bir adım ileriye taşıyabileceğimi öğretmeye başladı. Okul eğitiminde oğlum için kullandığı metotlar, konuşma ve hareket şekilleri, ince ve kaba motor geliştirmek için kullandığı yöntemler hiç konuşamayan oğlumu konuşturmaya, ihtiyaçlarını kendi kendine yapmaya ve isteklerini ifade etmeye başlamasını sağladı. Oğlum şu an 11 yaşında. Her normal çocuk gibi kreşlere gitti ve şimdide normal devlet okullarına gidiyor. Tabii ki bazı zorluklar ve engellerle karşılaştık. Fakat Songül hanım bu konularımızla da ilgilenip, oğlumun öğretmenleriyle dahi irtibata geçip kısa sürede aşmamızı sağladı.

Songül hanım;

Oğlumu bana kazandırdığınız için, onu kendi dünyasından çıkarıp bizim dünyamıza hazırladığınız için, oğlumla aramdaki tüm bağları kurmamda yardımcı olup yol gösterdiğiniz için size minnettarım. Oğlumun ve benim hayatımda yeriniz ve anlamınız çok büyük. Ve eminim ki birçok ailenin de gönlünde yer edindiniz. Sizi çok seviyoruz.

D.nin Annesi


Yol Arkadaşım
Biricigimiz Songül’ümüz…

Arda Ardaydı Bora da Bora ve biz sorunu bulmuştuk ama bundan başka herşey bilinmezlikten öte değildi…Böyle girdik o kapıdan içeri 13 mart 2009 da. Biraz benim gibiydi konustuğum kisi aslında yalın, konuyu saptırmayan ve benim kadar olmasa da hızlı konuşuyodu… Ve orda olmaktan mutlu olduğunu düşündürmüştü bana…
O gün başka biri olsaydı orda biz çok farklı bi aile olacaktık buna adım gibi eminim…bircok kayıp aileden biri olacaktık…otizmin bir dili var dedin ve o dili öğrettin bana…Bununla kalmadın dostum oldun…Arda’nın parka tek başına ilk gelişini, Bora nın “sevorum” deyip beni opüşünü, polisin çocuk kaçırıyorum diye borayla beni durdurduğunu ilk sana anlattım…

Songül deyince yüreğim kalkar benim …Otizmi seviyorum diyince ben de diyebilen tek kişisin…

Bu “sen” nasıl çıktı işte onu bilmiyorum…

Arda ile Bora’nın  Annesi


Merhabalar;

Şimdi size bünyesinde her türlü erdemi birarada barındıran dünya tatlısı kızımdan bahsedeceğim. Ben bir anneanneyim. Torunumdaki bir takım eksikleri gördüğümüzde 18 aylıktı. Tabii ki ihtimaller dünyamızın kararmasına yetmişti. Kısa bir çare arayışı savrulmalarımızdan sonra (her daim şükredeceğimiz bir andı o) çok sevgili Songülümle tanıştık. An itibariyle de güven, huzur, mutluluk geri geldi. İnanılmaz becerisi eğitimiyle çok kısa sürede yaşıtlarına ulaşmıştı Paşam. Step step hızla ilerlemiştik. Bu ilerlemeler sırasında sevgili Songülün heyecan ve sevincini anlatamam size. Songül adeta ikinci kızım, Büyümek Gelismek Merkezi de evimiz olmuştu. Bütün bunlar tabii ki Songülüm ün güzel yüreği ve gayretinin sonucuydu.

Şimdi Paşacığım tamamen bir 4 yaş çocuğu olarak okula gidiyor, her haliyle bizi çok mutlu ediyor.

Sevgili yavrum, sana ne söylesem, ne yazsam az. İçimdeki duygular o kadar yoğun, daha yazacaklarim okadar çok ki. Umarım bir kısmını aktarmayı başarabilmişimdir. Böyle doğru bir insan yetiştirdikleri için önce aileni kutlamak isterim. Sana gelince; güzel yavrum yolun açık, şansın bol olsun. Hep bizimle ol. Seni çok seviyorum.

K.nin Anneannesi


 

 Bizlere düşüncelerinizi  BURADAN  ulaştırabilirsiniz.

Share