Kadınlarla Psikoloji Söyleşileri

Share

Psikiyatrist Engin Geçtan’ı kaybettik

Geçtiğimiz hafta içinde Psikiyatri alanının en güçlü isimlerinden olarak tanınan Engin Geçtan’ı kaybettik.
ODTÜ, Ankara, Boğaziçi ve Marmara üniversitelerinde öğretim üyeliğinde bulundu. Engin Geçtan üniversitedeki part-time görevi dışında klinik çalışmalarını psikoterapist olarak da sürdürüyordu.

Engin Geçtan19 Mart 2016’da verdiği bir söyleşide ““Ben kimim?” sorusunun cevabına, “Biz kimiz?”in yanıtı verilmeden ulaşabileceğine inanmıyorum. Biz, tarih duygusundan yoksun, dünyayla ilişkimizde yüzeysel bir toplumuz. Nereden gelip nereye gitmekte olduğumuzu umursamadan serseri mayın misali yaşamaya alışmışız. “Bu toplumun belleği yok!” diye kendimizi eleştiriyoruz, ama nedenini anlamaya çalışmıyoruz… Carl Gustav Jung’un çağdaş düşünceye yaptığı en önemli katkılardan biri ‘kolektif bilinçdışı’ ve ‘arketip’ kavramları. Jung’a göre, insan zihni, onun evrimi tarafından biçimlendirilmiştir. Yani insan, geçmişiyle bağlantılıdır. Ama bu bağlantı, yalnızca kişisel geçmişini değil, ait olduğu toplumun geçmişini ve hatta tüm insanlık evrimini içerir…” demişti.
Kitaplarını bu linkte bulabilirsiniz:
http://www.metiskitap.com/catalog/author/710

Share

16. Ulusal Sinirbilim Kongresi

Değerli Sinirbilimciler,
16. Ulusal Sinirbilim Kongresi (USK), Beyin Araştırmaları Derneği’nin (BAD) desteği ve İstanbul Teknik Üniversitesi’nin ev sahipliğinde 20 – 23 Mayıs 2018 tarihleri arasında İTÜ Ayazağa Kampüsü’nde gerçekleştirilecektir.
TÜBA üyesi sinirbilimcilerin öncülüğünde 2001 yılında düzenlenen arama konferansının ardından 2002 yılında başlatılan USK’ların onaltıncısına ulaşmış bulunuyoruz. Bugüne kadar BAD ve TÜBAS desteğinde düzenlenen 15 USK, gittikçe artan sayıdaki disiplinlerden katılımcıları, genç araştırmacıların eğitimini amaçlayan çok sayıda kursları, temel ve klinik alanlardaki yetkin konuşmacılarıyla ülkemizde sinirbilimin gelişiminde öncü rol oynadı.
Bu sene, sinirbilimin gelişiminde son yıllarda giderek daha fazla önem kazanan teknik yaklaşımları vurgulamak üzere, 16. USK’yı ilk kez bir teknik üniversitenin ev sahipliğinde ve “Biyolojiden Mühendisliğe Sinirbilim” ana temasıyla düzenliyoruz. Böylelikle, sinir sistemi organizasyonunun moleküler ve hücresel ölçekten duysal, motor ve kognitif sistemlere uzanan tüm yelpazesini kapsayan kongremize, hesaplamalı sinirbilim, nörogörüntüleme, nöroinformatik gibi teknik alanlardan katılımı arttırmayı hedefliyoruz.
16. USK’yı, eğitsel ve bilimsel yönü kadar mevcut bağlarımızı daha da güçlendirmek ve yeni proje ortaklıklarına fırsat sağlamak amacıyla sosyal açıdan da zengin şekilde düzenlenmeyi amaçlıyoruz.
16. USK’ya hazırlık sürecinde ve kongre sırasında değerli önerilerinizi, destek, katılım ve katkılarınızı bekliyor, yaz başında İstanbul’da buluşmayı diliyoruz.

Kongre Sitesi için TIKLAYIN

Share

1. Uluslararası Katılımlı Duyu Bütünleme Sempozyumu

Duyusal deneyimlerin gelişim ve davranış üzerine etkileri gün geçtikçe daha çok dikkat çekmektedir. Bilimsel araştırmalar duyusal deneyimlerin beyin plastisitesi yoluyla duygu, davranış ve öğrenme üzerine etkilerini net bir şekilde ortaya koymaktadır. Bununla birlikte duyusal deneyimlerin olumlu etkilerinin birey, durum, zaman ve çevre etkileşimleri ile ilişkili olduğu bilinmektedir.

A.Jean Ayres 1970’lerde duyusal deneyimlerin davranış üzerine etkilerini ileri sürdüğü Duyu Bütünleme Teorisini geliştirmiştir. Ayres duyu bütünleme teorisini kanıtlamak ve geliştirmek adına bir dizi test geliştirmiştir (ilk versyonu SCSIT, son versiyonu SIPT). Bu testleri geliştirip değişik popülasyonlarda uyguladıktan sonra belili duyusal sistemlerin belirli davranışsal sonuçlar ile ilişkilerini ortaya çıkarmıştır. Bunların yanında Ayres bu tip zorlukların müdahalesi için bir terapi modeli geliştirmiştir. Bugün Ayresin teori, değerlendirme (altın standart SIPT) ve müdahalesini içeren bu modele Ayres Duyu Bütünleme (Ayres Sensory Integration) denmektedir.

Otizm spektrum bozukluğu erken çocukluk döneminde sosyal etkileşim alanında zorluk ve tekrarlayıcı davranışlarla karakterize nörobiyolojik temelli gelişimsel bozukluktur. DSM-V (2013) tanı kriterlerine göre bu tanı gurubuna sahip bireylerin duyusal temelli bazı zorluklarının olduğu ortaya konulmaktadır. Bunun yanında birçok araştırma bu çocukların duyusal işlemleme ile ilişkili fonksiyonel zorluklarının olduğunu ortaya koyarak, rehabilitasyon programlarına duyusal temelli müdahalelerin eklenmesi gerektiğine dikkat çekmektedir.

Bu Sempozyum ile katılımcılar Ayres Duyu Bütünleme müdahalesi ile diğer duyusal müdahaleler arasındaki farkları, kanıta dayalı bir müdahale olan Ayres Duyu Bütünleme modelinin genel hatlarını, bir müdahale programında izlenen veriye dayalı karar verme sistemini alanda uluslararası düzeyde bilinen konuşmacılardan dinleyecekler.

Share

27. Ulusal Özel Eğitim Kongresi

 

Uluslararası Katılımlı 27. Ulusal Özel Eğitim Kongresi’nin Değerli Katılımcıları,

Özel Eğitimin Türkiye’de gelişmesinde öncü isimlerden olan Doç. Dr. Mitat Enç anısına “Özel Eğitim Günleri” adıyla başlayan, sonrasında kongreye dönüştürülen Ulusal Özel Eğitim Kongresi bu yıl 8-10 Kasım 2017 tarihleri arasında uluslararası katılımlı olarak Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin ev sahipliğinde Samsun’da düzenlenecektir. Ondokuz Mayıs Üniversitesi ve Özel Eğitimciler Derneği’nin (ÖZDER) iş birliğiyle gerçekleştirilecek olan kongremizin oturumları, Samsun Anemon Hotel’in kongre salonlarında ve fuaye alanında yapılacaktır.

Bu yıl 27.’sini düzenleyeceğimiz kongremizin teması “Özel Eğitimde Bilimsel Dayanaklı Uygulamalar” olarak belirlenmiştir. Sizleri bilimsel dayanaklı uygulamalar ışığında, özel eğitimde olan ilerlemeleri ve yenilikleri paylaşmak üzere Ondokuz Mayıs Üniversitesi’ne ve Samsun’a davet ediyoruz.

Kongremizde tüm özel eğitim kategorilerinde sunumlara yer verilecektir. Özel eğitimin disiplinler arası bir alan olması, katılımcı kitlemizi de zenginleştirmektedir. Bu bağlamda, kongremize özel eğitim alanından akademisyenlerin, genç araştırmacıların, öğretmenlerin, öğrencilerin, özel eğitim alanıyla ilişkili destek hizmetleri sunan meslek gruplarının ve özellikle ailelerin katılımı beklenmektir. Bunun yanı sıra, kongremize ülkemizde özel gereksinimleri olan bireylerin bağımsız yaşamalarına katkıda bulunan tüm kamu ve özel kuruluşlar ile özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve yayınevlerinin katılımı da beklenmektedir.

Davetimiz, özel gereksinimleri olan bireyler ve ailelerine daha nitelikli eğitim hizmeti sunmak isteyen, bilimsel çalışmaları ve bilimsel uygulamaları kendine ilke edinmiş tüm kişi ve kurumlaradır. Sizleri, üniversitemizde ve Amazonların başkenti olan Samsun’da ağırlamaktan mutluluk duyacağız. Tüm katılımcıların kendilerine önemli kazanımlar elde edeceği ve bilimsel paylaşımın en üst seviyede görüldüğü bir kongre olması dileğiyle…

 

Ondokuz Mayıs Üniversitesi adına,
Kongre Başkanı
Doç. Dr. Salih Rakap

 

Ayrıntılı bilgi için tıklayınız.

Share

Otizm ve Bağlanma Bozuklukları: Semptomların Çakışması, Öneriler ve Yenilikçi Çözümler

Özet:

Otizm spektrum bozukluğu genetik birleşeni olan bir gelişimsel bozukluk olarak bilinmektedir. Tanı kriterlerine göre otizm iki temel bileşen etrafında şekillenmektedir; sosyal iletişim ve sosyal etkileşimde eksiklikler, katı davranış paternleri. Bu semptomların yoğunluğu ve görünümleri geniş bir çeşitlilik içindedir ki bu sebeple otizm bir “spektrum durum” olarak tanımlanmaktadır. Bağlanma bozukluğu ise erken çocukluk döneminde deneyimlenen bebek-bakım veren ilişkisinin niteliğine bağlı olarak oluştuğu düşünülen; empati ile ilgili zorluklar, sıra dışı yeme alışkanlıkları, anksiyete, depresyon ve akran ilişkilerinde problemleri içinde barındıran bir durumdur. Otizmin ve bağlanma bozukluklarının sebepleri birbirinden farklılaşsa da semptomların benzerliğinden dolayı bu iki durumun bir arada görülmesine dair yeterli açıklama sunulamamaktadır. DSM-V (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) tanı kriterlerine göre Bağlanma Bozukluğu tanısının ancak eğer çocuk otizm spektrum bozukluğu tanısını karşılamıyorsa verilmesinin de etkisiyle günümüzde klinisyenlerin otizm ve bağlanma bozukluğu durumlarını ayrıştırmakta zorlandığını ve yanlış tanı koyma riskinin arttığını duymaktayız. Bu makalede bu iki durumun birbiriyle çakışan semptomları açığa çıkarılmakta ve bu soruna formülasyonu dayanak alan yeni çözüm önerileri sunulmaktadır.

Bağlanma zorlukları yaşayan otizmli çocukların yaygınlığına dair yapılan araştırmalar bağlanma teorisi hakkında detaylı bilgi sahibi olmak konusunda sıklıkla yetersiz kalmaktadır. Buna bağlı olarak çalışmalarda kullanılan ölçme ve analiz yöntemleri ve bu yöntemlerde yapılan değişiklikler de soru işaretleri içermektedir. Dolayısıyla bu gibi çalışmalar kafa karıştırıcı ve tutarsız sonuçlar göstermektedir. Fakat neticede otizmli çocuklar ve ailelerinin güvensiz bağlanma paterni geliştirme noktasında yüksek risk grubu içinde olduğu bilinmektedir. Semptomların ortaya çıkmasına katkı sağlayan ilişkisel ve gelişimsel faktörleri içerdiği için formülasyona dayalı, ailenin ve çocuğun hikayesini barındıran, klinik değerlendirmelerin benzeri vakalarda yardımcı bir rol üstlenebileceği düşünülmektedir. Bu makalede yer verildiği üzere; araştırmalara göre aileler otizmli çocuklarıyla güvenli ilişkiler kurdukça sonuçlar da olumlu olmaktadır. Dolayısıyla; ailelerin çocuklarıyla ikili senkron kurmalarını, onlardan gelen mesajları doğru işlemeleri ve hassasiyetlerini geliştiren müdahaleler otizm ve bağlanma zorluklarıyla yaşayan ailelere katkı sağlama eğilimindedir.

 

 

* Bu makale (orijinal ismi: Autism and attachment difficulties: Overlap of symptoms, implications and innovative solutions) Rebecca McKenzie ve Rudi Dallos tarafından yazılmış olup 22.05.2017 tarihinde Clinical Child Psychology and Psychiatry dergisinde yayınlanmıştır. Makalenin orjinaline erişmek için https://pearl.plymouth.ac.uk/handle/10026.1/9307 adresini ziyaret edebilirsiniz.

Share

PEMBE HANIM’IN DÜŞLERİ -2-

PEMBE HANIM’IN DÜŞLERİ -2-


Pembe bugün geldiğinde ona yine bir önceki karşılaşmamızın ortamını hazırlamıştım.. çember inşasına malzeme bırakmama yöntemi..ve geçen defadan öğrendiğim çikolataya hayır diyemeyen Pembe..

Önce ortalığı kolaçan ediyor.. sonra cevapsız bırakmıyor çağrımı; masaya geçiyoruz birlikte.. çikolatanın bu daveti daha cazip hale getirdiğini kabul
etmeliyim.. belki de tümüyle cazibeyi çikolatanın yarattığını..

Pembe’ye sunuyorum bildiğim tüm oyunları ve oyuncakları.. aslında bunlar daha önceki karşılaşmalarımızda da onunla paylaşmak istediğim ama görmezden geldiği oyunlar..

Birlikte geçirdiğimiz zaman; Pembe’nin neleri gerçekleştirebildiğini belirlemeye yönelik bir süreç.. bu yüzden pek çok oyunu deniyorum.. daha önce eliyle ittiği ama içimde bir yerlerde hayır bunu yapabilirsin dedirten tüm oyunları yeniden denediğimde yüzüm gülüyor.. yapabiliyor..

Cesaret alarak bunlardan yan yana olmaları dışında kabul edemeyeceği küpleri tekrar çıkarıyorum ortaya.. olmuyor.. yine sadece yan yana duruşları kabul edilebilir.. ikisini alıp yükseltmeye çalışsam boylarını Pembe’nin kulakları tırmalayan bağırışına hedef oluyorum. Nasıl karşı koyabilirim ki.. bir çember çizip içinde dans edecek kadar malzemesi olmadığından belki de küpleri kaldırmaya başladığımda itiraz etmiyor.. Ona da veriyorum kutuya yerleştiriyoruz küpleri birlikte..

yere geçiyoruz bir ara.. daha önce dizdiği büyük boncukları çıkarıyorum bu defa ortaya.. bir de kalın bir ip.. dizmeye başlıyorum ipe boncukları.. pembe itiraz ediyor bana.. ben ipe, pembe ipten yere.. yan yana diziyor boncukları.. ben ipe o yere.. devam ediyoruz mücadeleye.. çok kızdı bana bakışından belli..

tüm boncuklar bir kez ipte bir kez yerde olduktan sonra ipi uzatıyorum Pembe’ye.. alıyor ipi.. şaşırdım.. bir de büyük boncuk dizmeye çalışıyor kendince.. olmadığını anlayınca elime tutuşturuyor ipi.. yardım ediyorum ona.. tüm boncuklar ipe dizildi.. şimdi tekrar çıkaralım , bitirelim oyunu , diyorum ama kime.. her boncuk çıkışında yine aynı çığlıklar.. vazgeçmiyorum .. boncukların tümü yerde.. açıyorum poşeti bir boncuğu alıp içine atıyorum.. bakıyorum o da takip ediyor beni.. boncuklar poşette.. oyun bitti..

bugün ucunu yakaladık denebilir, bir şeyleri başka bir şeyin içine koymayı sevebiliriz.. top sepetini alıp döküyorum tüm topları yere.. sonra topluyoruz Pembe’yle tek tek.. basket diyerek.. şimdi daha da sevinçliyim.. .

Pembe’de her defasında kavuştuğu çikolata için yapamayacağım yok der gibi..

yerdeyiz.. elimde bardak-tarak-kaşık-diş fırçası-bebek olan bir sepet.. bardağı alıp elime bebeğe içiriyorum.. sonra Pembe’ye uzatıyorum.. o da aynısını yapıyor.. seviniyorum .. ama onun gözü sepette.. tümünü deviriyor yere.. ve içindeki pembe kaşığı alıyor.. yüzünde zafer tebessümü.. o an’dan sonra kaşıkla Pembe’yi ayırmak mümkün değil.. her girişimim havada asılı kalıyor.. o küçük Pembe kaşıkla öyle mutlu ki.. elinde kaşık dönüyor durmadan.. öyle ki yere düşüyor arada bir.. hiçbir şey olmamış gibi kalkıyor devam ediyor dönmeye..

ilgisini çekmek için başka bir yöne; göstermediğim kalmıyor denebilir odada olanlardan.. yok faydasız..bu pembe kaşık her şeyin yerine geçiyor..ders bitti! deyinceye dek ben.. biraz sancılı bir ayrılık oluyor kaşıktan.. gözyaşları içinde iniyoruz ecem olduğu yere..

Psk.Songül SABIRSIZ
27 Ocak 2007

Share

19. Ulusal Psikoloji Kongresi

 

kongreDeğerli Üyelerimiz,

19. Ulusal Psikoloji Kongresinin ‘Barış ve Psikoloji’ teması ile TPD İzmir Şube ev sahipliğinde 5-6-7 Eylül 2016 tarihlerinde, İzmir Tepekule Kongre Merkezinde yapılacağını duyurmaktan memnuniyet duyuyoruz. Mekan değişikliği yapıldığı için kongre tarihlerinde yaşanan küçük değişikliği anlayışla karşılamanızı umuyoruz.

Yenilenmiş kongre web sitesi en kısa zamanda açılacak ve yeninden bildiri özeti kabulüne başlanacaktır. Bu tarihe kadar bildiri özetini göndermiş kişilerin yeninden gönderimde bulunmasına gerek yoktur. Son bildiri gönderim tarihi 30 Nisan 2016 olarak yeniden düzenlenmiştir. Web sitesi açıldığında da hızlıca duyuru yapılacaktır.

Kongre sekreteryasının yeni e-posta adresi 19ulusalpsikoloji@gmail.com olarak belirlenmiştir. Kongreyle ilgili tüm yazışmaları bu adresten takip etmek mümkün olacaktır. Kongreyle ilgili daha önceki yazışmasına yanıt alamamış kişilerden bu adrese yeniden yazmalarını rica ediyoruz.

Saygılarımızla,

Deniz Eryılmaz
TPD İzmir Şube Başkanı
19. Ulusal Psikoloji Kongresi Düzenleme Kurulu a.

İletisim:
1477 Sokak Türker Apartmanı No:8 Alsancak / İzmir
Tel: +90(232) 422 12 08
+90(533) 482 55 22

Share